Kendimi okula sonradan nakil gelen ilkokullu bebe gibi hissediyorum. Kaç yaşında olursan ol yeni bir çevreye uyum sağlamak çok zor…


isimbulamayaninsan:

çoğu kişinin 10 dakikasını ayırıp okuyacağını düşünmüyorum fakat yine de belki bir iki kişi görür diye umut ediyorum. Türkiye’de kadın , kız , küçük bir çocuk hepsini olmak zor. eğer seks hakkında özgürce düşüncelerinizi söylüyorsanız “ orospu “ , eğer başkalarıyla bu konuları konuşmak istemiyorsanız da “kezban” olursunuz. acı ama gerçek bu. etek giyerseniz suçlusunuz. dar paça giyerseniz suçlusunuz. tayt giyerseniz suçlusunuz. 38 derece sıcakta şort ya da kısa kollu  giyme gibi bir ahlaksızlık da yapamazsınız. sonuçta siz kadınsınız. sizin göreviniz erkek bedenini tatmin etmekten başka bir boka yaramaz çünkü. gece dışarı çıkarsanız kesin veriyorsunuzdur hele üstüne içiyorsanız sizden iyi orospu da yoktur. niye çünkü siz kadınsınız. ve bunları yapmanız normal değil. tacize uğrarız ama sesimizi çıkardığımızda suçlu yine bizizdir. GİYMESEYDİN !! denir. yine suç bizimdir. diyeceğim şu ki. BU BEDEN BENİM. NE İSTERSEM GİYERİM. NE İSTERSEM YAPARIM. İSTERSEM SEKS KONUŞURUM, İSTERSEM KONUŞMAM. İSTERSEM GECE DIŞARIDA İÇKİ İÇERİM, İSTERSEM EVİMDE TELEVİZYON İZLERİM. VE KİMSENİN BENİM BEDENİME BEN İZİN VERMEDİKÇE NE BAKMAYA NE DE DOKUNMAYA HAKKI VAR. 

(kisaclirapunzel gönderdi)


direngezipark:

Sensiz gelen sabahın …

direngezipark:

Sensiz gelen sabahın …


itiraf…

ben iki kere aşık oldum bu hayatta. ikisinin sonunda da yüreğim dağlandı…

ilkinde üniversite son sınıftaydım. uzaktan sevdim. hani sezen aksu’nun ‘vazgeçtim’ şarkısında ki gibi.
‘hiç tanımaz tenim ellerini
bilmez yüreğim bilmez yüreğini’

şu anda sevdiğim adam ise bugün sözlenmiş. ben facebook’tan öğrendim. kalbim sıkıştı, gözüm doldu. çok klişe biliyorum. fakat nefes bile alamıyorum şu an.
sırada ki şarkı ahmet kaya’dan gelsin.
‘gözüm yaşarıyor, yüreğim kanıyor
olmasaydı sonumuz böyle…’


bar2simsek:


Eylemin ortasında polislere piyano çalan adam

Yer Kiev. Yıl 2013. Ukrayna’nın gelmiş geçmiş en büyük protestolarından biri. Polis barikatını karşısına alıp onlara piyano çalan güzel abi.
Yaralı protestocuyu bir bedende savunan koca yürekli kadın

Yer Mısır. Yıl 2013. Ve iç savaşın acı yüzünü bir karede örtebilen koca yürekli bir kadın.
”Sana gaz sıkana sen çiçek ver” diyen bir masum el

Yer Tayland. Yıl 2013. Hükümet karşıtı protesto dediğinin bir çiçekle bitirilebileceğini kanıtlamaya çabalayan bir masum el.
Yaralı polisi ambulansa yetiştirmeye çabalayan bir cesur yürek

Yer Brezilya. Yıl 2012. ”Ve biz aslında biriz” diyen cesur yürek.
Bir anlık gafletle olabilecekleri engellemek için polis karakolunu koruyan eylemci barikatı

Yer İstanbul. Yıl 2013. Amacın asla şiddet olmadığının efsanevi kanıtı.
Siyah bir polisin yanına giderek tüm dünyaya “Irkçı doğulmaz, sonradan olunur” dersi veren sevimli bebek

Yer Amerika. Yıl 1992. Beyaz ırkın üstünlüğüne inanan örgüt Ku Klux Klan’a üye bir bireye evladiyelik ders veren sevimli bebeği.
Bir balonun tarihe tanıklık edebileceğini kanıtlayan çocuk

Yer Romanya. Yıl 2012. Sağlık reformunu protesto eden bir genç nefer ve kadın polise verdiği ve muhtemelen anne olan kadın polisin sonsuza kadar saklayacağı kalp şeklinde balon.
Öpücüklerden insan yapan, öpücükten vicdan yayan öğrenci

Yer Kolombiya. Yıl 2011. Eğitim reformuna karşı duran öğrenciler ve “Üzümden şarap yapacaksın, çakmak taşından ateş ve öpücüklerden insan” (Can Yücel - Anayasası İnsanın’ şiirinden) diyen bir kadın öğrenci.
Beraber gözyaşı dökerek ”Bilmezdim kelimelerin bu kadar kifayetsiz olduğunu…” dizelerine yeni bir anlam katan polis ve protestocu

Yer Bulgaristan. Yıl 2013. Hükümet karşıtı protestolara insanlık tarafından dökülen gözyaşları.
”Kaç saattir ayaktasınız, acıkmışsınızdır” diyen zarafet abidesi genç kadın

Yer Gezi Parkı. Yıl 2013. Sonrasında olanları hatırlamak istemiyoruz elbet.
‘Savaşma çay yap’ felsefesine inanan ve protestoculara çay dağıtan polis gibi polis

Yer Londra. Yıl 2012. Polis şiddetine karşı ayaklanan halk ve hataların düzeltilebileceğine inanan bir çift yürek.
‘Sıcak çatışma’ olmamasını fırsat bilerek polislere papatya dağıtan eylemciler

Yer Gezi Parkı. Yıl 2013. Ve papatyanın biber gazından güzel olduğunu söyleyen gençler.
Empati kurabilmenin aslında çok da zor olmadığını kanıtlayan genç

Yer Gezi Parkı. Yıl 2013. Ve nöbette olmaktan sıkılan polislere kitap okuyan genç.
Bir dal sigara da olsa paylaşmanın savaşmaktan güzel olduğunu anlatan protestocu ve polis

Yer Atina. Yıl 2011. Ekonomik krizin beraberinde getirdiği vergi artışını protesto eden halka ve şiddet gösteren polise “Biz bir yerde yanlış yapıyoruz” mesajı veren kader ortakları.
”Şehirlere bombalar yağardı her gece biz durmadan sevişirdik” şarkısını mırıldanan ve ”Umudumuz aşkadır” dedirten çift

Yer Kanada. Yıl 2011. Ve umudumuz aşkadır.
Ateistlerin bile açıklamakta çaresiz kaldığı ‘saygı’ gösteren genç

Yer Kaliforniya. Yıl 2013. Namaz kılan gençleri yağmurdan koruyarak sevap alan genç.
Vicdan kelimesinin bir yerlerde hala duruyor olduğunu kanıtlayan polisler

Yer Ankara. Yıl 2013. Ve vicdan kelimesinin bir yerlerde hala duruyor olduğunu kanıtlayan polisler.
Barışçıl bir protestonun amacını aşmasını engelleyen eylemci kadın

Yer Kolombiya. Yıl 2013. Amacını aşan protestoyu ve polisler kızgın eylemcilerden kurtaran aslında eylemci olan kadın.
Nefretten bihaber olmanın mutluluğunu gösteren kız çocuğu

Yer Bosna Hersek. Yıl 2013. Ve nefretten bihaber olmanın mutluluğu.
Namaz kılan Müslümanları koruyarak 5000 yıllık bir ders veren Hıristiyanlar

Yer Mısır. Yıl 2011. Devrim sırasında cuma namazı kılan Müslümanlar için barikat oluşturan, şimdilerde Noel Baba düşmanlığı yapanları düşünmeye itmesi gereken Hıristiyan Mısırlılar.
Eylemlerin ardından şehri temizlemeyi belediye çalışanların üstüne yıkmayan bir GÜZEL halk

Yer Londra. Yıl 2011. Ve bir GÜZEL halk.
Protestocuları dağıtmakla görevli askerin başındaki Binbaşı ve onun doğum günü olduğunu öğrenen protestocular

Yer: Brezilya. Yıl 2013. Ve iyi ki doğdun Binbaşı!
‘Can’ her şeyden önce gelir diyen bir grup İNSAN

Yer İstanbul. Yıl 2013. Muhtemelen bu İNSANLARI hepiniz gördünüz.
Üstünden gelen emre itaat etmeyerek sivil halka saldırmayan asker ve şükranlarını sunan protestocu

Yer Mısır. Yıl 2011. Ve tarihin asla unutturamayacağı bir karar.
Biraz bizden birazı buradan.

bar2simsek:

Eylemin ortasında polislere piyano çalan adam

image

Yer Kiev. Yıl 2013. Ukrayna’nın gelmiş geçmiş en büyük protestolarından biri. Polis barikatını karşısına alıp onlara piyano çalan güzel abi.

Yaralı protestocuyu bir bedende savunan koca yürekli kadın

image

Yer Mısır. Yıl 2013. Ve iç savaşın acı yüzünü bir karede örtebilen koca yürekli bir kadın.

”Sana gaz sıkana sen çiçek ver” diyen bir masum el

image

Yer Tayland. Yıl 2013. Hükümet karşıtı protesto dediğinin bir çiçekle bitirilebileceğini kanıtlamaya çabalayan bir masum el.

Yaralı polisi ambulansa yetiştirmeye çabalayan bir cesur yürek

image

Yer Brezilya. Yıl 2012. ”Ve biz aslında biriz” diyen cesur yürek.

Bir anlık gafletle olabilecekleri engellemek için polis karakolunu koruyan eylemci barikatı

image

Yer İstanbul. Yıl 2013. Amacın asla şiddet olmadığının efsanevi kanıtı.

Siyah bir polisin yanına giderek tüm dünyaya “Irkçı doğulmaz, sonradan olunur” dersi veren sevimli bebek

image

Yer Amerika. Yıl 1992. Beyaz ırkın üstünlüğüne inanan örgüt Ku Klux Klan’a üye bir bireye evladiyelik ders veren sevimli bebeği.

Bir balonun tarihe tanıklık edebileceğini kanıtlayan çocuk

image

Yer Romanya. Yıl 2012. Sağlık reformunu protesto eden bir genç nefer ve kadın polise verdiği ve muhtemelen anne olan kadın polisin sonsuza kadar saklayacağı kalp şeklinde balon.

Öpücüklerden insan yapan, öpücükten vicdan yayan öğrenci

image

Yer Kolombiya. Yıl 2011. Eğitim reformuna karşı duran öğrenciler ve “Üzümden şarap yapacaksın, çakmak taşından ateş ve öpücüklerden insan” (Can Yücel - Anayasası İnsanın’ şiirinden) diyen bir kadın öğrenci.

Beraber gözyaşı dökerek ”Bilmezdim kelimelerin bu kadar kifayetsiz olduğunu…” dizelerine yeni bir anlam katan polis ve protestocu

image

Yer Bulgaristan. Yıl 2013. Hükümet karşıtı protestolara insanlık tarafından dökülen gözyaşları.

”Kaç saattir ayaktasınız, acıkmışsınızdır” diyen zarafet abidesi genç kadın

image

Yer Gezi Parkı. Yıl 2013. Sonrasında olanları hatırlamak istemiyoruz elbet.

‘Savaşma çay yap’ felsefesine inanan ve protestoculara çay dağıtan polis gibi polis

image

Yer Londra. Yıl 2012. Polis şiddetine karşı ayaklanan halk ve hataların düzeltilebileceğine inanan bir çift yürek.

‘Sıcak çatışma’ olmamasını fırsat bilerek polislere papatya dağıtan eylemciler

image

Yer Gezi Parkı. Yıl 2013. Ve papatyanın biber gazından güzel olduğunu söyleyen gençler.

Empati kurabilmenin aslında çok da zor olmadığını kanıtlayan genç

image

Yer Gezi Parkı. Yıl 2013. Ve nöbette olmaktan sıkılan polislere kitap okuyan genç.

Bir dal sigara da olsa paylaşmanın savaşmaktan güzel olduğunu anlatan protestocu ve polis

image

Yer Atina. Yıl 2011. Ekonomik krizin beraberinde getirdiği vergi artışını protesto eden halka ve şiddet gösteren polise “Biz bir yerde yanlış yapıyoruz” mesajı veren kader ortakları.

”Şehirlere bombalar yağardı her gece biz durmadan sevişirdik” şarkısını mırıldanan ve ”Umudumuz aşkadır” dedirten çift

image

Yer Kanada. Yıl 2011. Ve umudumuz aşkadır.

Ateistlerin bile açıklamakta çaresiz kaldığı ‘saygı’ gösteren genç

image

Yer Kaliforniya. Yıl 2013. Namaz kılan gençleri yağmurdan koruyarak sevap alan genç.

Vicdan kelimesinin bir yerlerde hala duruyor olduğunu kanıtlayan polisler

image

Yer Ankara. Yıl 2013. Ve vicdan kelimesinin bir yerlerde hala duruyor olduğunu kanıtlayan polisler.

Barışçıl bir protestonun amacını aşmasını engelleyen eylemci kadın

image

Yer Kolombiya. Yıl 2013. Amacını aşan protestoyu ve polisler kızgın eylemcilerden kurtaran aslında eylemci olan kadın.

Nefretten bihaber olmanın mutluluğunu gösteren kız çocuğu

image

Yer Bosna Hersek. Yıl 2013. Ve nefretten bihaber olmanın mutluluğu.

Namaz kılan Müslümanları koruyarak 5000 yıllık bir ders veren Hıristiyanlar

image

Yer Mısır. Yıl 2011. Devrim sırasında cuma namazı kılan Müslümanlar için barikat oluşturan, şimdilerde Noel Baba düşmanlığı yapanları düşünmeye itmesi gereken Hıristiyan Mısırlılar.

Eylemlerin ardından şehri temizlemeyi belediye çalışanların üstüne yıkmayan bir GÜZEL halk

image

Yer Londra. Yıl 2011. Ve bir GÜZEL halk.

Protestocuları dağıtmakla görevli askerin başındaki Binbaşı ve onun doğum günü olduğunu öğrenen protestocular

image

Yer: Brezilya. Yıl 2013. Ve iyi ki doğdun Binbaşı!

‘Can’ her şeyden önce gelir diyen bir grup İNSAN

image

Yer İstanbul. Yıl 2013. Muhtemelen bu İNSANLARI hepiniz gördünüz.

Üstünden gelen emre itaat etmeyerek sivil halka saldırmayan asker ve şükranlarını sunan protestocu

image

Yer Mısır. Yıl 2011. Ve tarihin asla unutturamayacağı bir karar.

(ninsuna gönderdi)



birtanricayim:

azcik da sev, korkma yemem.

birtanricayim:

azcik da sev, korkma yemem.


(balimsi gönderdi)



mrsscarlett:

Bayıldım ben buna :))))

mrsscarlett:

Bayıldım ben buna :))))


reivunda:

Ahahahahahahaahahaha çok güzel lan ^^

Konuşan Ekmekler


beyefendigenc:

77 milyon (euro) seviyor bence.

beyefendigenc:

77 milyon (euro) seviyor bence.

(sonevkizi gönderdi)


skunkbear:

So photographer David Slater wants Wikipedia to remove a monkey selfie that was taken with his camera. As you can see from this screen shot, Wikipedia says no: the monkey pressed the shutter so it owns the copyright.

We got NPR’s in-house legal counsel, Ashley Messenger, to weigh in. She said:

Traditional interpretation of copyright law is that the person who captured the image owns the copyright. That would be the monkey. The photographer’s best argument is that the monkey took the photo at his direction and therefore it’s work for hire. But that’s not a great argument because it’s not clear the monkey had the intent to work at the direction of the photographer nor is it clear there was “consideration” (value) exchanged for the work. So… It’s definitely an interesting question! Or the photographer could argue that leaving the camera to see what would happen is his work an therefore the monkey’s capture of the image was really the photographer’s art, but that would be a novel approach, to my knowledge.


centreoftardis:

Next Stop: Everywhere

(ninsuna gönderdi)


ernestosteri:

"Sivas’ın bir kazasından bir amca beni aradı. ‘Oğul seni aradık seni bulduk. Burada bir tane yaşlı kadın var heral sizdendir bu. Allahın rahmetine kavuştu. Bir yakının bulursanız gelip alsınlar yada biz burada namazımızı kılıp gömeceğiz’ dedi. Peki dedim amca ararım. Verdi adını Beatris hanım diye biri 70 yaşında Fransa’dan gezmeye gitmiş oraya.
Aradım 10 dakika içinde buldum. Biz birbirimizi biliriz çok azız çünkü. Gittim dükkanlarına, adını verdim ‘böyle birini tanır mısınız’ dedim. Bir kadın döndü ‘benim anamdır’ dedi. Valla böyle böyle, ‘anan nerede?’ dedim. Dedi ‘Abi Fransada yaşar’ hiç mi gelmez buralara? ‘O sene de üç dört kez Türkiye’ye gelir ama İstanbul’a ya uğrar ya uğramaz. Kalkar köyüne gider. Terk ettiğimiz köyüne gider’ dedi.
Anlattım, kalktı gitti. Ertesi gün bana bir telefon açtı. Bulmuş, tespit etmiş anası. Peki, getirecekmisin naaşı dedim. ‘Ben getireceğim de burada bir amca var’ dedi ağlamaya başladı. Ver amcayı dedim. ‘Amca niye ağlatıyorsun’ dedim. ‘Oğlum birşey demedim. Dedim ki, kızım anandır, malındır ama bana sorarsan bırak kalsın burada gömülsün. Su çatlağını buldu’ dedi.
Ben döküldüm. Orada döküldüm, Anadolu insanının bu deyişinden döküldüm. Bu algılamadan döküldüm. Evet su çatlağını bulmuştu.
Doğrudur, hakikatten Ermenilerin bu ülkede gözü var. Bu topraklarda gözü var. O zaman yazdığımı şimde size de tekrarlıyayım. Tam o sıralarda sayın Cumhurbaşkanı Demirel; ‘Ermenilere 3 çakıl taş bile vermeyiz’ diye bir laf etmişti.
Ben de bu kadının öyküsün yazmıştım. Ve demiştim ki; Evet, biz Ermenilerin bu topraklarda gözümüz var. Var çünkü; kökümüz burada. ama merak etmeyin bu toprakları alıp gitmek için değil, bu toprakların gelip dibine girmek için…”
HRANT DİNK

ernestosteri:

"Sivas’ın bir kazasından bir amca beni aradı. ‘Oğul seni aradık seni bulduk. Burada bir tane yaşlı kadın var heral sizdendir bu. Allahın rahmetine kavuştu. Bir yakının bulursanız gelip alsınlar yada biz burada namazımızı kılıp gömeceğiz’ dedi. Peki dedim amca ararım. Verdi adını Beatris hanım diye biri 70 yaşında Fransa’dan gezmeye gitmiş oraya.

Aradım 10 dakika içinde buldum. Biz birbirimizi biliriz çok azız çünkü. Gittim dükkanlarına, adını verdim ‘böyle birini tanır mısınız’ dedim. Bir kadın döndü ‘benim anamdır’ dedi. Valla böyle böyle, ‘anan nerede?’ dedim. Dedi ‘Abi Fransada yaşar’ hiç mi gelmez buralara? ‘O sene de üç dört kez Türkiye’ye gelir ama İstanbul’a ya uğrar ya uğramaz. Kalkar köyüne gider. Terk ettiğimiz köyüne gider’ dedi.

Anlattım, kalktı gitti. Ertesi gün bana bir telefon açtı. Bulmuş, tespit etmiş anası. Peki, getirecekmisin naaşı dedim. ‘Ben getireceğim de burada bir amca var’ dedi ağlamaya başladı. Ver amcayı dedim. ‘Amca niye ağlatıyorsun’ dedim. ‘Oğlum birşey demedim. Dedim ki, kızım anandır, malındır ama bana sorarsan bırak kalsın burada gömülsün. Su çatlağını buldu’ dedi.

Ben döküldüm. Orada döküldüm, Anadolu insanının bu deyişinden döküldüm. Bu algılamadan döküldüm. Evet su çatlağını bulmuştu.

Doğrudur, hakikatten Ermenilerin bu ülkede gözü var. Bu topraklarda gözü var. O zaman yazdığımı şimde size de tekrarlıyayım. Tam o sıralarda sayın Cumhurbaşkanı Demirel; ‘Ermenilere 3 çakıl taş bile vermeyiz’ diye bir laf etmişti.

Ben de bu kadının öyküsün yazmıştım. Ve demiştim ki; Evet, biz Ermenilerin bu topraklarda gözümüz var. Var çünkü; kökümüz burada. ama merak etmeyin bu toprakları alıp gitmek için değil, bu toprakların gelip dibine girmek için…”

HRANT DİNK

(uuuzun-kirpikk gönderdi)